Epoksi Kürlenmedi: Yumuşak ve Yapışkan Yüzey
Uygulamanın üzerinden günler geçti, zemin hâlâ yumuşak. Tırnakla bastırınca iz kalıyor, ayakkabı tabanı yüzeyi çekiyor, bazı yerlerde parmakla bastırınca hafifçe çöküyor.
Bu tablonun adı kürlenmemedir ve boya mantığıyla açıklanamaz. Epoksi kurumaz; iki bileşenin kimyasal olarak birbirine bağlanmasıyla sertleşir. "Daha uzun bekleyelim, kurur" yaklaşımı burada işe yaramaz — reaksiyon tamamlanmadıysa beklemek sonucu değiştirmez.
Kürlenmemenin kaynağı neredeyse her zaman üç başlıktan birindedir: karışım oranı, karıştırma kalitesi ya da ortam sıcaklığı. Bu yazı bu üçünü ve yan senaryoları ele alır.
Önce ayrım: kürlenmeme mi, yüzey filmi mi?
Sahada bu iki durum sürekli birbirine karıştırılır ve müdahaleleri tamamen farklıdır.
Amine blush, kaplamanın üzerinde oluşan mumsu ya da yağlımsı ince bir filmdir. Sertleştiricideki aminlerin havadaki nem ve karbondioksitle tepkimesinden doğar; yüksek nem ve düşük sıcaklıkta artar. Altındaki kaplama sert ve sağlamdır; yalnızca yüzey yapış yapıştır.
Kürlenmeme ise kaplamanın kendisiyle ilgilidir. Malzeme hacminin bütününde reaksiyon tamamlanmamıştır; yumuşaklık yüzeyde değil derinliktedir.
Ayrım için pratik bir yöntem vardır: küçük bir alan ılık su ve uygun bir temizleyiciyle yıkanıp kurulanır. Yapışkanlık gidiyor ve altından sert bir yüzey çıkıyorsa sorun yüzey filmidir. Yıkamadan sonra da yumuşak ve iz alan bir yüzey duruyorsa kürlenmeme vardır.
Yüzey filmi senaryosunun tamamı ayrı bir yazıdadır — amine blush. Bu yazının konusu ikinci durumdur.
| Gözlem | Amine blush | Kürlenmeme |
|---|---|---|
| Yumuşaklığın yeri | Yalnız yüzeyde | Malzemenin bütününde |
| Yıkama sonrası | Yapışkanlık geçer | Yumuşaklık devam eder |
| Tırnak izi | Kalmaz | Kalıcı iz kalır |
| Dağılım | Genellikle geniş ve tekdüze | Çoğu zaman lekeli, parça parça |
| Tipik kök neden | Yüksek nem + düşük sıcaklık | Oran, karıştırma, düşük sıcaklık |
| Kat arası etkisi | Yapışmayı öldürür | Üst kat da tutmaz |
| Çözüm | Yıkama ve zımpara | Sökme ve yeniden uygulama |

Birinci neden: karışım oranı
Epoksi sistemlerinde reçine ve sertleştirici, üretici tarafından belirlenmiş sabit bir oranda birleştirilir. Bu oran bir öneri değil, reaksiyonun stokiyometrisidir.
Sahadaki en yaygın hata, sertleştiricinin "biraz fazla" konulmasıdır. Arkasındaki yanılgı şudur: sertleştirici sertleştirir, o hâlde fazlası daha sert bir zemin verir. Gerçek bunun tersidir; oran bozulduğunda reaksiyona giremeyen artık bileşen malzemenin içinde kalır ve yapıyı yumuşatır.
Aynı şey ters yönde de geçerlidir: eksik sertleştirici, çapraz bağlanmanın tamamlanmaması demektir.
İkinci yaygın hata birim karışıklığıdır. Bazı ürünler ağırlık, bazıları hacim oranıyla tanımlanır; bileşenlerin yoğunlukları farklı olduğu için bu ikisi aynı sonucu vermez.
Üçüncü hata kısmi kullanımdır. Bir setin yarısını kullanmak için iki bileşenin de doğru oranda bölünmesi gerekir; kovadan göz kararı alınan miktarlar oranı bozar.
Oranın ve pot life kavramının ayrıntısı için karışım oranı ve pot life yazısına bakın.
İkinci neden: yetersiz karıştırma
Oran doğru olsa bile karışım homojen değilse sonuç aynıdır: bazı bölgelerde reçine fazlası, bazı bölgelerde sertleştirici fazlası kalır.
Bu senaryonun karakteristik belirtisi lekeli görünümdür. Zeminin bir kısmı gayet sert, bir kısmı yapışkan kalır. Tekdüze bir yumuşaklık değil, adacıklar hâlinde bir tablo görülür.
Karıştırma hatasının üç klasik kaynağı vardır. Birincisi, kabın kenarlarının ve dibinin sıyrılmamasıdır; karışmamış sertleştirici en çok burada kalır ve son kepçelerle zemine taşınır.
İkincisi, sürenin kısa tutulmasıdır. Karıştırma birkaç saniyelik bir iş değildir; malzemede renk ve kıvam bütünlüğü sağlanana kadar sürdürülür.
Üçüncüsü, uygun olmayan karıştırma ucudur. Yüksek devirli ve düz uçlu bir aparat karışıma hava sürükler ve dipteki malzemeyi hareket ettirmez; düşük devirli, yüksek torklu bir karıştırıcı ile helezon uç gerekir.
Bu riski azaltan pratik bir alışkanlık vardır: karıştırılan malzeme temiz bir ikinci kaba aktarılır ve kısa süre tekrar karıştırılır. Böylece ilk kabın dibinde kalan karışmamış artık zemine gitmez — karıştırma ekipmanı.

Üçüncü neden: düşük sıcaklık
Kürleşme bir kimyasal reaksiyondur ve reaksiyon hızı sıcaklığa bağlıdır. Sıcaklık düştükçe reaksiyon yavaşlar; belirli bir eşiğin altında pratik olarak durur.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ölçülen sıcaklığın hangi sıcaklık olduğudur. Hava sıcaklığı uygun görünse bile beton, havadan çok daha yavaş ısınır ve soğur. Kış aylarında sabah havası ısınmış olsa bile zemin hâlâ soğuk olabilir.
Belirleyici olan yüzey sıcaklığıdır ve ayrıca ölçülür. Aynı ölçüm setinde bağıl nem ve çiy noktası da kontrol edilir: yüzey sıcaklığı çiy noktasının en az 3 °C üzerinde olmalıdır.
Soğukta uygulanan bir sistemin tipik hikâyesi şudur: malzeme yayılır, akışkanlığını korur, ertesi gün hâlâ yumuşaktır. Ortam ısıtılırsa bir kısmı geç de olsa sertleşebilir; ancak sıcaklık uzun süre çok düşük kalmışsa reaksiyon tam olarak toparlanmaz.
Ortam koşullarının tamamı için uygulama sıcaklığı, nem ve çiy noktası yazısına bakın.
Diğer senaryolar
Üç ana nedenin dışında, daha az görülen ama gerçek olan birkaç durum daha vardır.
Farklı ürünlerin bileşenlerini eşleştirmek. Bir ürünün reçinesiyle başka bir ürünün sertleştiricisi karıştırılamaz. Görünüşte benzer olan bileşenler farklı formülasyonlardır ve oranları uyuşmaz.
Pot life aşımı. Karıştırılmış malzeme, işlenebilir kaldığı süreyi aştıktan sonra zemine yayılırsa düzgün bir film oluşturmaz. Bu durumda sonuç genellikle kürlenmemeden çok bozuk yüzey ve zayıf yapışma olur, ama ikisi birlikte de görülebilir.
Aşırı kalın döküm. İnce film için tasarlanmış bir ürünün çok kalın dökülmesi, malzemenin içinde ısı birikmesine ve kontrolsüz reaksiyona yol açar. Ters yönde, kalın sistem için tasarlanmış bir ürünün çok ince serilmesi de beklenen davranışı vermez.
Uygunsuz seyreltme. Malzemenin akışkanlığını artırmak için sahada solvent eklenmesi, reaksiyona giren bileşen oranını bozar ve yumuşak kalmaya doğrudan sebep olur.
Depolama koşulları. Donmuş ya da uzun süre uygunsuz koşullarda beklemiş bileşenler beklenen davranışı vermez. Kristalleşmiş reçine, karıştırılmadan önce ürünün istediği koşullara getirilmelidir.
Bu başlıkların önleme tarafındaki karşılığını uygulama hataları yazısında topladık.

Teşhis sırası
Saha teşhisinde izlenecek sıra şudur ve sırayı bozmamak zaman kazandırır.
1. Yumuşaklık yüzeyde mi, derinlikte mi? Yıkama testiyle blush ihtimali elenir.
2. Dağılım tekdüze mi, lekeli mi? Lekeli tablo karıştırmayı, tekdüze tablo oran ya da sıcaklığı işaret eder.
3. Uygulama günündeki sıcaklık ve nem kayıtları var mı? Ölçüm kaydı tutulan sahalarda bu adım tek başına cevabı verebilir.
4. Aynı partiden kalan malzemeyle küçük bir test numunesi hazırlanır. Numune normal koşullarda sertleşiyorsa sorun malzemede değil sahadaki karışımdadır.
5. Yumuşak alanların sınırları çizilir. Bu sınırlar çoğu zaman bir karışım kabının kapsadığı alanla örtüşür ve bu, karıştırma hatasının en güçlü kanıtıdır.
Ne yapılır: kürlenmemiş kaplamanın çözümü
Buradaki cevap kısa ve tatsızdır: kürlenmemiş malzeme sökülür.
Yumuşak kalmış bir tabakanın üzerine yeni kat atmak çözüm değildir. Yeni kat kürünü alsa bile altındaki yumuşak tabakanın üzerinde durur; sistem, en zayıf katmanının dayanımıyla sınırlıdır ve kısa sürede kalkar.
Söküm, malzemenin durumuna göre kazıma ya da mekanik yüzey açma ile yapılır. Yapışkan malzeme aşındırma diskini tıkadığı için bu iş, sert bir kaplamayı sökmekten daha zahmetlidir — söküm ve atık yönetimi.
Söküm sonrası beton yüzeyi yeniden hazırlanır ve profil kontrol edilir; kürlenmemiş malzeme betona kısmen işlemiş olabilir. Yeni uygulamaya, kök neden giderilmeden başlanmaz — soğuk ortam ısıtılır, karışım prosedürü yazılı hâle getirilir, ölçüm aletleri sahaya alınır.
Küçük ve sınırlı alanlarda lokal söküm ve yama mümkündür; bu durumda kenar detayı ve renk farkı konularını lokal onarım yazısındaki yöntemle ele almak gerekir.
Sıkça sorulanlar
Beklersem sertleşir mi?
Sıcaklık düşük olduğu için yavaşlamış bir reaksiyon, ortam ısıtıldığında ilerleyebilir. Karışım oranı ya da karıştırma kaynaklı bir sorun ise beklemekle düzelmez.
Üstüne yeni kat atmak çözer mi?
Çözmez. Yeni kat, altındaki yumuşak tabakaya bağlı kalır ve sistem o tabakanın dayanımıyla sınırlanır. Kısa sürede kalkma görülür.
Ortamı ısıtmak yardımcı olur mu?
Düşük sıcaklık kaynaklı durumlarda yardımcı olur. Ancak ısıtma, doğrudan alev ya da egzoz veren cihazlarla yapılmaz; ortama nem ve yanma ürünü katmayan bir yöntem seçilir.
Neden bazı bölgeler sert, bazıları yumuşak?
Bu tablo karıştırma kaynaklıdır. Karışımın homojen olmadığı kaplarda dökülen alanlar yumuşak kalır; iyi karıştırılan kapların alanları normal sertleşir.
Fazla sertleştirici koymak zarar verir mi?
Verir. Reaksiyona giremeyen artık bileşen yapı içinde kalır ve kaplamayı yumuşatır. Oran her iki yönde de bozulmaz.
Sertleşmiş ama yüzeyi hafif yapışkansa ne olmuştur?
Bu tipik olarak yüzey filmi tablosudur; kaplamanın kendisi kürünü almıştır. Yıkama ve mekanik açma ile giderilir.
Kürlenmemiş zemin kullanılabilir mi?
Kullanılmamalıdır. Yumuşak yüzey her temasta iz alır, kir tutar ve trafiğe girdiğinde geri dönüşsüz biçimde bozulur.
Bu durum garanti kapsamında mı?
Kök nedene bağlıdır. Saha karışımı, sıcaklık kaydı ve uygulama prosedürü belgelenmişse sorumluluk netleşir; bu yüzden ortam ölçümlerinin kayıt altına alınması uygulayıcının da lehinedir.
Kürlenmemiş bir zeminde kök nedeni doğru tespit edip yeniden kurgulayalım: epoksi zemin kaplama, iletişim.